Bir araştırma sonucu

Elimde yeni yapılmış bir araştırmanın sonuçları var. Kadir Has üniversitesi’nin 2008 yılından beri düzenli olarak yürüttüğü bir çalışmanın sonuçları bunlar. ülkemizdeki sosyal ve siyasal yapının verdiği sinyalleri kamuoyuyla paylaşmaya yönelik “Sosyal/Siyasal Eğilimler Araştırması” tahmin edebileceğiniz gibi ilginç verileri içeriyor.

18 yaş üzeri 1000 denekle yapılan bu araştırma İstanbul, Ankara, Konya, Bursa, Kocaeli, İzmir, Aydın, Manisa, Tekirdağ, Balıkesir, Adana, Antalya, Hatay, Zonguldak, Samsun, Kastamonu, Kayseri, Kırıkkale, Trabzon, Gaziantep, Diyarbakır, Mardin, Malatya, Bitlis, Erzurum ve Ağrı’da gerçekleşmiş. Araştırmanın sonuçlarını Kadir Has üniversitesi Rektörü Prof. Mustafa Aydın basın mensuplarıyla paylaştığı çalışmada en çarpıcı konuların başında Kürt Sorunu geliyor. Hükümetin, Kürt sorunu konusundaki başarısının değerlendirilmesi ile ilgili sorulara deneklerin verdiği yanıtlar, ülkemizdeki gündelik hayatı bir kez daha düşünmek açısından ilgi uyandıran ipuçlarını taşıyor. Bu seneki araştırmada hükümet, Kürt sorununda gösterdiği “ivmeyle” yüzde 24.8’lik oranla başarılı bulunuyor. Bu oran geçen seneye göre artış göstermiş durumda. Aynı hususta hükümeti başarısız bulanların sayısında ise belirgin bir gerileme söz konusu! Liderlik konusunda da başbakan ilk sırayı kimse bırakmıyor. öyle ki AKP’nin Türkiye’nin çehresine hakim olan yüzü ‘ışıldamaya’ devam ediyor.

“Türkiye’nin şu andaki en büyük sorunu sizce nedir?” sorusuna verilen yanıtların başında “işsizlik” birinci sırayı alıyor. Ardından terör, ekonomik kriz, gelir dağılımındaki eşitsizlik, hayat pahalılığı biçiminde devam ediyor araştırmanın sonuçları. Buna karşın geçen seneki araştırmada işsizliğin ilk sırada yer aldığını düşünenlerde belli bir gerileme söz konusu. Bu açıdan bakıldığında terörün arttığı hususuna parmak basanların sayısı geçen seneki araştırmaya göre biraz daha artmış. Denekler, ekonominin en yaygın sorun olduğuna işaret ediyor; bu da son yıllar içinde hiç değişmeden yerini sabitlemiş bir olgu.

Buna karşın demokrasi ile ilgili soruların yanıtlarında halkın demokrasi, özgürlükler ve adalet konularında yeterince tatmin olmadığına dair bulgular mevcut. “Türkiye demokratik bir ülkedir”, “Türkiye’de düşünce özgürlüğü vardır”, “Türkiye’de basın özgürdür” sorularına halkın yaklaşımı olumlu değil. “Bir yandan hükümetin şahin politikasını desteklerken diğer yandan demokrasi konusunda endişeli olmak bir çelişki değil midir?” tarzında bir soru ise araştırmada yer almıyor. Belki bundan sonraki yıllarda bu türde bir soru araştırmaya eklenebilir!

Güvenlikten kurum değerlendirmelerine, hükümetin izlediği dış politikadan yargı sistemi ve anayasaya yönelik güncel sonuçları içeren bu araştırmada Türkiye’nin güncel sorunlarından biri olan toplumsal ilişkiler ve şiddet ilgimi çeken başlıklardan biri oldu. 498 erkek 502 kadın deneğin çoğunluğu “hiçbir şart alında şiddeti hoş görmem” diyor. Bu da kadın ya da erkek olsun şiddetin desteklenmediğini ortaya çıkarması açısından sevindirici. Ancak kafamı bulandıran bir hususu da sizlerle paylaşmak isterim. “Gerekli sebeple şiddet uygulamasını” onaylayan bir grup da mevcut. Bunlar 68 kişilik bir grup. Binde yetmiş! Yani yüzde yedilik bir oran. Türkiye’nin geneline oturtmaya çalıştığınızda hiç de azımsanacak bir rakam değil bu! Her yüz kişiden yedisi kadına uygulanan şiddete “varım” diyor. Daha da ilginci bu şiddet uygulamasını “destekleyen” 68 kişiden 20’si kadın! Kendilerine şiddet uygulanmasını haklı görebiliyor bu gruptaki kadınlar. Bu sayının Türkiye genelinde düşünülmesi halinde nasıl bir açmazın içinde olduğumuz ayan beyan ortaya çıkıyor! Bu araştırmanın kent merkezlerinde yapıldığını da hemen hatırlatalım.